Dünya İklim Günü!

Dünya İklim Günü!

İklimdeki değişiklikler, çevremizi baştan aşağı dönüştürüyor ve bu değişimler, böcek topluluklarının da davranışlarını etkiliyor. Böceklerin soğukkanlı olmaları, yani vücut sıcaklıklarının çevre koşullarına bağlı olarak değişmesi, küresel ısınmanın onlarda önemli fizyolojik değişikliklere neden olabileceği anlamına geliyor. Özellikle sıcaklık ve nemdeki dalgalanmalar, böceklerin metabolizma, üreme ve beslenme alışkanlıklarını etkileyebilir. Bu da onların yayılışlarında büyük değişikliklere yol açabilir [2].

Bal arıları, yaşadıkları bölgeye ayak uyduran harika organizmalardır. Ne yazık ki iklim değişikliği arılar üzerinde de değişiklere neden oluyor. Bu değişiklikler, kolonilerin düzensiz gelişimine, zayıf kolonilere, hastalıkların yayılmasına ve hatta arıların tarlalara dönememesine neden olarak bal arılarının sağlığını olumsuz etkiliyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliği, bitkilerin büyümesini, çeşitliliği ve bitkilerle arıların karşılıklı ilişkisini etkiliyor. Bal arıları, polinasyonun önemli bir parçası olarak bitki üretimini sağlarlar. Ancak, ani sıcaklık değişiklikleri, arıların ihtiyaç duyduğu polen ve nektar kaynaklarını olumsuz etkileyerek bu kaynakların azalmasına yol açıyor [3].

Arıcılık, toprağa bağlı kalmadan çiçeğin bulunduğu her yerde yapılabilen bal, arı sütü, propolis gibi ürünler üretilen tarımsal bir faaliyettir. Küresel ısınma, bal arılarının beslenme ve kovanlarını soğutmak için daha fazla zaman harcamak zorunda kalmalarına neden olarak bal verimini düşürmektedir. Bu durum, bal arılarını daha fazla çaba harcamak zorunda bırakmaktadır. Ayrıca, tozlaştırıcıların sayısında azalma, pestisit kullanımı, radyasyon etkileri gibi faktörler de bal arısı popülasyonunu azaltabilmektedir. Bu etkiler, arıların yaşamını zorlaştırabilir ve maalesef bal verimini düşürebilir [4].

İklim değişikliği, bitki örtüsü ve çiçek dağılımını etkileyerek bal arılarının gıda kaynaklarına ulaşımını kısıtlar. Bu durum arıları aşırı hava koşullarına karşı savunmasız bırakır ve çiçeklerin erken açmasına neden olarak tozlaşma görevini zorlaştırır. Arılar, bu değişen iklim koşullarına uyum sağlamakta zorlandıkları için kış aylarında kovanlarını beslemede güçlük yaşar, bu da kolonilerin sağlığını olumsuz etkiler [1].Bu nedenle, yerli tozlaştırıcıları korumak önemlidir [3]. Bal arılarının dünya genelinde azalması, tek bitki türüne dayalı tarımsal üretim faaliyetlerinin (mono kültürel tarım) etkisi olarak görülmekte ve bitki genetik çeşitliliğinin artırılması gerekliliği vurgulanmaktadır. Ayrıca, bal arıları, çevresel kirliliğin tespiti konusunda önemli bir biyo-indikatör olarak kabul edilmekte ve pestisit maruziyeti, arı sağlığına ve koloni stresine olumsuz etkiler yapabilmektedir. Bu nedenle, doğanın dengesini korumak ve arıcılığı sürdürülebilir hale getirmek için dikkatli yönetim stratejileri ve çevresel koruma önlemleri gerekmektedir [5].

Bir diğer tehdit unsuru ise yükselen sıcaklıkların ve sık ısı dalgalarının neden olduğu artan akarlar ve bağırsak parazitleridir. İklim değişikliği arıların yaşadıkları alanlardan uzaklaştıklarında, parazitlere karşı daha savunmasız hale gelmelerine neden olabilir. Bu sorun, arı kolonilerinin çökmesine ve kovanların yok olmasına yol açabilir.  Ayrıca bal arısı dağılım aralıklarının değişmesine ve türler arasında rekabetçi ilişkilerin yaşanmasına sebebiyet verebilir [1].

İklim değişikliğinin etkilerini anlamak için gelecekte bal arısı kolonilerinin biyolojisi, ana arı yetiştirme ve kraliçelerin çiftleşmesi için uygun zamanların gözden geçirilmesi gerekebilir. Bal arısı hastalıkları ve zararlılarının ekolojisi ve dağılımı ile ilgili çalışmaların iklim değişikliğinin etkilerini ayrıntılı olarak belirlemeye yönelik olması gerekecektir [6].

Sürdürülebilir arıcılık için, bal arısı tehditleriyle mücadele ve arı dostu uygulamaların benimsenmesi önemlidir. Araştırma ve projeler, bal arılarının tozlaşma görevinin doğal yaşam ve bitki üretimi için kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir. Arıcılık, kırsal kalkınmaya katkı sağlarken aynı zamanda orman sürdürülebilirliğine destek olmaktadır. Sürdürülebilir arıcılığın ana hedefi, bal arılarının en iyi koşullarda yaşamlarını sürdürmelerini ve üretimlerini yapabilmelerini sağlamaktır [5].

Bal arılarının iklim değişikliği koşullarında davranışlarının, bal verimini azaltabileceği göz önünde bulundurularak, uygun iklim şartlarında arıcılık teşvik edilmeli ve tarımsal teknolojilerin kullanımı desteklenmelidir. Tozlaşma dönemleri ile bal kolonilerinin taşınması koordineli bir şekilde düzenlenmeli, arı meraları/arı ormanları gibi yenilikçi uygulamalar ile arıcılık faaliyetlerinin iklim değişikliği karşısında dirençli ve sürdürülebilir olması sağlanmalıdır [4].

Bu kapsamda İklim Araştırmaları Derneği, Conservation Collective ve Sivil Toplum için Destek Vakfı işbirliği ile hayata geçirilen Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) tarafından desteklenen “İklim Dirençli ve Sürdürülebilir Arı Meraları Pilot Uygulama Projesi” ile Marmaris’teki arıcılık faaliyetlerini çevre dostu ve ekonomik olarak sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında, iklim modelleri kullanılarak yeni üretim yöntemlerinin avantajları belirlenmeye çalışılmış ve “Arı Meraları” sisteminin benimsenmesi çevresel ve ekonomik faydalar açısından değerlendirilmiştir. Proje, arıcılık faaliyetlerinin iklim direncini artırmayı, çevresel etkileri azaltmayı, ekosistem hizmetlerini geliştirmeyi ve Arı Meraları modelinin yarattığı ekonomik fayda ve fizibilitesini ölçmeyi amaçlamaktadır. Proje detaylarına https://www.iklim.org.tr/projeler/ sayfası üzerinden erişim sağlayabilirsiniz.

Sürdürülebilir arıcılık ve doğal ekosistemlerin korunması, arı popülasyonlarını destekleyerek gelecek nesillere aktarmak için önemlidir. Arıların savunmasız olduğu iklim krizi ve çevresel tehditlere karşı mücadele, dünyamızın geleceği için kritik bir rol oynar. Arıların hayatta kalması, doğanın ve insanlığın hayatta kalmasının bir anahtarıdır. Arıları ve doğayı koruyarak, iklim krizi ile mücadelede önemli bir rol üstlenebiliriz.


[1] Kaya, E., İnik, O., İzol, E., & Çiçek, İ. İklim Değişikliklerine Sebep Olan Doğal, Yapay Etmenler ve Bal Arıları Üzerine Etkileri ve Bu Etkilerin Sonuçları.

[2] Şahin, M., Topal, E., Özsoy, N., & Altunoğlu, E. (2015). İklim değişikliğinin meyvecilik ve arıcılık üzerine etkileri. Anadolu Doğa Bilimleri Dergisi, 6(2), 147-154.

[3] Topal, E., Özsoy, N., & Şahinler, N. (2016). Küresel Isınma ve Arıcılığın Geleceği. Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 21(1).

[4] Sinan, D. U. R. U., & PARLAKAY, O. (2021). Türkiye’de iklim değişikliğinin bal verimine etkisi: ARDL sınır testi yaklaşımı. Mustafa Kemal Üniversitesi Tarım Bilimleri Dergisi, 26(3), 791-800.

[5] Kösoğlu, M., Tunca, R. İ., Yücel, B., Balkanska, R., & Yıldırır, Z. T. (2021). Arıcılıkta Sürdürülebilirlik Mümkün Mü?. MAS Journal of Applied Sciences, 6(3), 610-623.

[6] Erdoğan, Y., Yılmaz, Ö. Ü. Y. Y., Şahinler, N., Erdoğan, Ü., Diler, A., Uzundumlu, A. S., … & Toy, N. Ö. Arı ve Arıcılık.